Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Rainbow Polikarbonat Sanayi Ticaret AŞ'nin halka arz başvurusunu onayladı.
Şu ayda yayınlananlar: Kasım 2021
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, DSÖ'nün onayladığı aşıları olan kişiler, 2. dozlarına müteakip 9 ay içinde 3. aşıyı yaptırmış olmaları ve negatif PCR testi sunmaları halinde Schengen bölgesine girebilecek.
ANTALYA Büyükşehir Belediyesi’nin 3 milyar 500 milyon lira olarak belirlenen 2022 yılı taslak bütçesi, Büyükşehir Meclisi’nde oy birliği ile kabul edildi. Bütçede 1 milyar 54 milyon TL yatırıma ayrıldı.
ANTALYA'da iki kız öğrenci grubu arasında çıkan tekme, tokat ve bıçaklı kavga, erkek öğrencilerin araya girmesiyle kan dökülmeden önlendi. O anlar ise cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
TOHUM Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Başkanı Yıldıray Gençer, Türk tohumculuk sektörünün bugün 70'ten fazla ülkeye ihracat yaptığını söyledi. Türk tohum sektörünün dünyayla yarışır hale geldiğini açıklayan Gençer, 2023 yılı tohum üretim hedefinin 1,5 milyon ton olduğunu kaydetti.
Antalya'daki dünyanın en büyük örtü altı tarım sektörü fuarı 'Growtech 20'nci Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı'nda, 'Tohumu Uzmanından Dinleyin' başlıklı panel düzenlendi. Yüksel Tohum Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yüksel, Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Bağcı ile TSÜAB Başkanı Yıldıray Gençer, panele konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte, 70'ten fazla ülkeye tohum ihraç eden Türk tohumculuk sektörünün 30 yılda katettiği mesafeyle bazı ürün gruplarında birçok ülkeden önde olunduğuna vurgu yapıldı. Panelde konuşan TSÜAB Başkanı Yıldıray Gençer, Türk tohumunun tarihteki gelişimi hakkında bilgi vererek, “Gıdanın, dolayısıyla tohumun ne kadar önemli olduğunu ve tohuma sahip olanın aslında gıdaya sahip olduğunu pandemi sürecinde gördük. Türk tohum sektörü, genç bir sektör. Gelinen noktada Türk tohumculuk sektörü kısa sürede başarı hikayesi yazdı. Bugün itibarıyla 70'ten fazla ülkeye tohum ihraç ediyoruz" diye konuştu.
Gençer, 300 yıl önce başlayan diğer ülkelerle rekabet eder hale gelindiğini belirterek, "2023 yılında tohum üretimini 1,5 milyon ton olarak hedefledik ve bu hedefe ulaşacağımızdan eminim. Farklı ürün gruplarıyla ilerlerken bazı ürün gruplarında Ar-Ge çalışmasına gerek olduğunu görüyoruz. Devletin bu konuda yaptığı destekler oldukça önemli. Türk tohum sektörü olarak dünyayla yarışır hale geldik. Türk tohumuna kesinlikle güvenin" dedi.
TOHUMCULUK OKULU GELİYOR
TSÜAB olarak çalışmalarını sürdürdükleri Tohumculuk Okulu hakkında da bilgi veren Yıldıray Gençer, şunları söyledi:
“Tohumculuk Okulu ile tüm tarım paydaşlarına tohum hakkındaki bilgileri ulaştıracağız. Ülkemizde maalesef yanlış bilgi çabuk yayılıyor ve biz bunu engelleyemiyoruz. Tohumculuk Okulu ile yanlış ve deforme bilginin önüne geçeceğiz."
'HOLLANDA VE İSRAİL İLE YARIŞIYORUZ'
Mehmet Yüksel ise 1980'li yılların 2'nci yarısından sonra atağa kalkan Türk tohum sektörünün, geride kalan 30 yılda önemli mesafe katettiğini söyledi. 30 yıl önce 'Tohumu İsrail ve Hollanda'dan alıyoruz' söyleminin yaygın kullanıldığını belirten Yüksel, “Artık bu söylemi değiştirmek gerekiyor. Özellikle meyvesi yenen sebzelerde, örneğin domates, biber, kavun, kabak gibi ürünlerde birçok ülkeden öndeyiz" dedi.
Türk tohum sektörünün İsrail ve Hollanda'dan geride olmadığını anlatan Yüksel, “Hatta bazı segmentlerde onların önündeyiz. Türkiye, ıslah konusunda zayıf, tohumculuk konusunda ise ileri seviyede. Ata tohumu dediğimiz köy popülasyonlarının çeşitleridir. Bunları korumamız ve sonraki nesillere aktarmamız gerekir. Geleceğimizi ancak geçmişle inşa edebiliriz" diye konuştu.
'HİBRİTLE GDO'YU KARIŞTIRMAYALIM'
Prof. Dr. Ahmet Bağcı ise hibrit tohum konusuna değindi. Türkiye'de GDO (Genetiği değiştirilmiş organizmalar) ile hibrit konusunun karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Bağcı, “Dünyada, her gün 750 milyon insan hiçbir şey yemeden yatağına giriyor. 2 milyar insan da açlıkla karşı karşıya. Bu kadar aç insanı ancak fotosentez doyuracak. Yediğimiz, içtiğimiz her şeyi fotosenteze borçluyuz. Fotosentez demek, bitki demek. Bitki fotosentez yapmazsa biz yaşayamayız" dedi.
Hibrit kelimesinin araba markalarında kullanılınca kulağa hoş geldiğini, tarımda kullanılınca insanların kötüymüş gibi algıladığını kaydeden Prof. Dr. Bağcı, “Hibrit demek birim alanından daha fazla verim almak demek. Hibriti GDO ile karıştırıyorlar. Hibrit, iki saf hattın melezlenmesiyle üretilen döldür. Mısırdan örnek verelim. Hibrit olmayan bir mısırdan dekar başı 300-500 kilo ürün alırken hibrit olan bir mısırdan dekarda bin ton ürün alırsınız. Evet, hibrit fazla su ve gübre ister ama gerekli yetiştirme tekniklerini uygularsanız birim alanda 300 kilo alacağınız yerde 1 ton alırsınız. Verim alamazsak o ürün açığını ithal etmek zorunda kalacağız. Hibrit doğaldır, GDO ile karıştırmayalım" dedi.
Antalya'daki dünyanın en büyük örtü altı tarım sektörü fuarı 'Growtech 20'nci Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı'nda, 'Tohumu Uzmanından Dinleyin' başlıklı panel düzenlendi. Yüksel Tohum Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yüksel, Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Bağcı ile TSÜAB Başkanı Yıldıray Gençer, panele konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte, 70'ten fazla ülkeye tohum ihraç eden Türk tohumculuk sektörünün 30 yılda katettiği mesafeyle bazı ürün gruplarında birçok ülkeden önde olunduğuna vurgu yapıldı. Panelde konuşan TSÜAB Başkanı Yıldıray Gençer, Türk tohumunun tarihteki gelişimi hakkında bilgi vererek, “Gıdanın, dolayısıyla tohumun ne kadar önemli olduğunu ve tohuma sahip olanın aslında gıdaya sahip olduğunu pandemi sürecinde gördük. Türk tohum sektörü, genç bir sektör. Gelinen noktada Türk tohumculuk sektörü kısa sürede başarı hikayesi yazdı. Bugün itibarıyla 70'ten fazla ülkeye tohum ihraç ediyoruz" diye konuştu.
Gençer, 300 yıl önce başlayan diğer ülkelerle rekabet eder hale gelindiğini belirterek, "2023 yılında tohum üretimini 1,5 milyon ton olarak hedefledik ve bu hedefe ulaşacağımızdan eminim. Farklı ürün gruplarıyla ilerlerken bazı ürün gruplarında Ar-Ge çalışmasına gerek olduğunu görüyoruz. Devletin bu konuda yaptığı destekler oldukça önemli. Türk tohum sektörü olarak dünyayla yarışır hale geldik. Türk tohumuna kesinlikle güvenin" dedi.
TOHUMCULUK OKULU GELİYOR
TSÜAB olarak çalışmalarını sürdürdükleri Tohumculuk Okulu hakkında da bilgi veren Yıldıray Gençer, şunları söyledi:
“Tohumculuk Okulu ile tüm tarım paydaşlarına tohum hakkındaki bilgileri ulaştıracağız. Ülkemizde maalesef yanlış bilgi çabuk yayılıyor ve biz bunu engelleyemiyoruz. Tohumculuk Okulu ile yanlış ve deforme bilginin önüne geçeceğiz."
'HOLLANDA VE İSRAİL İLE YARIŞIYORUZ'
Mehmet Yüksel ise 1980'li yılların 2'nci yarısından sonra atağa kalkan Türk tohum sektörünün, geride kalan 30 yılda önemli mesafe katettiğini söyledi. 30 yıl önce 'Tohumu İsrail ve Hollanda'dan alıyoruz' söyleminin yaygın kullanıldığını belirten Yüksel, “Artık bu söylemi değiştirmek gerekiyor. Özellikle meyvesi yenen sebzelerde, örneğin domates, biber, kavun, kabak gibi ürünlerde birçok ülkeden öndeyiz" dedi.
Türk tohum sektörünün İsrail ve Hollanda'dan geride olmadığını anlatan Yüksel, “Hatta bazı segmentlerde onların önündeyiz. Türkiye, ıslah konusunda zayıf, tohumculuk konusunda ise ileri seviyede. Ata tohumu dediğimiz köy popülasyonlarının çeşitleridir. Bunları korumamız ve sonraki nesillere aktarmamız gerekir. Geleceğimizi ancak geçmişle inşa edebiliriz" diye konuştu.
'HİBRİTLE GDO'YU KARIŞTIRMAYALIM'
Prof. Dr. Ahmet Bağcı ise hibrit tohum konusuna değindi. Türkiye'de GDO (Genetiği değiştirilmiş organizmalar) ile hibrit konusunun karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Bağcı, “Dünyada, her gün 750 milyon insan hiçbir şey yemeden yatağına giriyor. 2 milyar insan da açlıkla karşı karşıya. Bu kadar aç insanı ancak fotosentez doyuracak. Yediğimiz, içtiğimiz her şeyi fotosenteze borçluyuz. Fotosentez demek, bitki demek. Bitki fotosentez yapmazsa biz yaşayamayız" dedi.
Hibrit kelimesinin araba markalarında kullanılınca kulağa hoş geldiğini, tarımda kullanılınca insanların kötüymüş gibi algıladığını kaydeden Prof. Dr. Bağcı, “Hibrit demek birim alanından daha fazla verim almak demek. Hibriti GDO ile karıştırıyorlar. Hibrit, iki saf hattın melezlenmesiyle üretilen döldür. Mısırdan örnek verelim. Hibrit olmayan bir mısırdan dekar başı 300-500 kilo ürün alırken hibrit olan bir mısırdan dekarda bin ton ürün alırsınız. Evet, hibrit fazla su ve gübre ister ama gerekli yetiştirme tekniklerini uygularsanız birim alanda 300 kilo alacağınız yerde 1 ton alırsınız. Verim alamazsak o ürün açığını ithal etmek zorunda kalacağız. Hibrit doğaldır, GDO ile karıştırmayalım" dedi.
Sosyal medyada son zamanlarda fazlasıyla ön planda olarak hızlı bir yükselişe geçen Tuğba Kemanoğlu Butik, kendine has tasarımlarıyla dikkat çekmeyi sürdürüyor.
Arka Sokaklar dizisinin son bölümlerine damga vuran Samir karakteri merak uyandırdı. Sevilen dizide Samir, Ekip’in başına iş açmaya devam ediyor. Hüseyin Erkanlı’nın canlandırdığı Samir karakteri…
Kırmızı Oda dizisindeki Dara karakterinin hastalığı ve hikayesi merak uyandırdı. Gökhan Özoğuz tarafından canlandırılan Dara karakterinin hayatı TV8 ekranlarında merakla izleniyor. İşte Kırmızı Oda’nın Dara’sı…
Arka Sokaklar dizisinde İkbal karakteri merak uyandırdı. Samir’in en bilindik adamı olan İkbal hapishaneden çıkmadan Başak’ı bırakmıyor. Peki ama İkbal’in gerçek adı nedir?