İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uyarmıştık! Antalya’da yaya geçidinde canını kıl payı kurtardı…

ANTALYA’nın Konyaaltı ilçesinde Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan kontrolsüz yaya geçitleri kazaya davetiye çıkartıyor.
Olay, dün saat 14:40 sıralarında Konyaaltı ilçesi Atatürk bulvarı üzerinde gerçekleşti.
Yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen yayayı son anda far eden araç sürücüsü frene bastı. Yaya çarpılmaktan kıl payı kurtulurken, takip mesafesini korumayan bir diğer sürücü araca arkadan çarptı.
Kazada can kaybı yaşanmaz iken araçlarda maddi hasar meydana geldi. Kazanın etkisiyle şoka giren bir vatandaşa ise sağlık ekipleri müdahale etti.
Aynı bölgede sürekli benzer kazaların meydana geldiğini dile getiren vatandaşlar yetkililerin tedbir almasını istiyor.
Akdeniz Telgraf Gazetesi’nden Deniz Demirel, 17 Kasım 2022 tarihli yazısında bulvar üzerindeki yaya geçitlerinin vahim durumunu kaleme almış ve yetkilileri uyarmıştı. 
Demirel, yetkilere böyle seslendi:
“Bu konuyu dönem dönem dile getiriyorum. Geçici çözümler yetmiyor, artık kesin bir çözüm bulunmalı.
Konyaaltı’nda Atatürk Bulvarı üzerinde eski İl Sağlık Müdürlüğü kavşağını geçtiğinizde 2M Migros’un önünde bulunan yaya geçidine bir türlü çözüm bulunamadı. Birkaç günde bir gerçekleşen kazalar ise her gördüğümde ve duyduğumda içimi acıtıyor.
Maddi hasarlı kazalar neyse de yaralanan insanları gördüğümde içim sızlıyor. 
Bundan birkaç yıl önce bu konuya tekrar değinmiştim. Işıklardan yaya geçidine kadar tel örgü çekilerek uyarı levhaları takılmıştı. Emeği geçenlere teşekkür ederim. En azından insanların yaya geçidini kullanmaları sağlanarak tedbir alındı.
Ancak yeterli olmadığı geçici bir çözüm olduğu süreç içerisinde net bir şekilde görüldü.
Bitmek bilmiyor… İnsanlar karşıdan karşıya yaya geçidinden geçerken korku dolu anlar yaşıyorlar. Peki neden?
En büyük neden yoğun trafik…
Bu sorun her geçen gün artıyor. Trafikten bunalan ve yolda gereğinden fazla zaman harcayan evine, işine gitmeye çalışan sürücüler yayaya yol vermiyor. Bu eylemi zaman kaybı olarak düşünüyor.
Oysa ki uygar toplumlarda yaya önceliğinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.
Peki 21. yüzyılın Türkiye’sinde biz neden hala yayamızı karşıdan karşıya geçiremiyoruz?
Manavgat Emniyet Müdürlüğü önünde yaşanan elim bir olay üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Yayalara yol vermeyeni yakarım. Artık Türkiye’deki yaya, yaya öncelikli bir trafik olarak kanun çerçevesi içine alınmıştır. Artık kusur yayanın olmayacaktır. Yayaya öncelik tanınacak. Yaya geçidini gören sürücülerin tamamı dikkatli olmak ve yayaya hangi şartlar olursa olsun öncelik vermek zorundadır.” demişti. 
O dönem Trafik Kanunu’na ilişkin düzenleme için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kabul edilen kanunun Türkiye’de bir devrim niteliğinde olduğunu söylemişti.
Anlaşılan o sözler havada kaldı!
Bugün Konyaaltı Atatürk Bulvarı üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı, yaralamalı, can kayıplı  trafik kazası istatistiklerinden de görüleceği üzere; kangren haline gelmiş bu sorununun çözülmemesinin nedeni nedir?
Sorumsuzluk mu, ihmalkarlık mı…
Sorunun kesin olarak çözülmesi için daha ne kadar kaza gerçekleşmesi, ne kadar daha insanın canı yanması gerekiyor. Sadece bugün iki ayrı kazaya ben şahit oldum. Neyse ki can kaybı yaşanmadı.
Üst geçit yapılması zor görünüyor fakat yaya geçitlerine düğmeli trafik lambaları koyulamaz mı?
Yada Bulvar üzerindeki yaya geçitleri ile kavşak ışıkları arasında 300m var. Kavşakta kırmızı yandığında 15-20 saniye sonra yaya geçitlerinde araç trafiğini  durduracak bir ışık daha koyulamaz mı?
Çok mu maliyetli olur bilmiyorum ama kazalarda oluşan maddi ve manevi zararlar kadar olacağını hele ki vatandaşın can güvenliği söz konusu ise maliyetin bir önemi olmadığını düşünüyorum.
Ayrıca bu sorunu çözmek vatana, millete büyük hizmettir. Kaza yapan araçlarda oluşan hasar milli servettir, vatandaşın can güvenliğini sağlamak noktasında zaten söz söylemeye gerek duymuyorum.
Umuyorum, ümit ediyorum ki sorun kısa sürede çözüme kavuşur. 
Malumunuz Konyaaltı’nda yabancı nüfusu gün geçtikçe artıyor. Bu yaya geçitlerini yabancılarda kullanıyor… Öyle yada böyle yarın bir gün ülkelerine geri dönecekler ve kendilerine sorulduğunda; Türkiye’nin daha yayasını yolun karşısına geçiremeyen bir ülke olduğunu söylemelerini asla istemem.
Eminim sizde istemezsiniz…”