Dünya genelinde 2,2 milyar insan temiz suya erişemezken, Türkiye’de de artan nüfus ve iklim kriziyle birlikte su fakirliği riski büyüyor. Uzmanlar, su tasarrufunun sürdürülebilir bir gelecek için hayati olduğu uyarısında bulunarak, Türkiye’de 2050 yılına gelindiğinde kişi başına düşen yıllık su miktarının bin 069 metreküpe kadar düşmesinin beklendiğini vurguluyor.
——
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, 18 Eylül Su Tasarrufu Günü dolayısıyla, su tasarrufu konusunda bireysel küçük önlemleri değerlendirdi.
Günlük yaşamda alınabilecek küçük önlemlerin ciddi tasarruf sağlayabileceğini belirten Dr. İnci Karakaş, “Akıtan muslukları tamir ederek, musluk uçlarına tasarruf aparatları takarak, tasarruflu duş başlıkları kullanarak, bulaşık ve çamaşır makinelerinde su ve enerji tasarruflu olanlar tercih edilerek tonlarca miktarda su tasarrufu sağlanmaktadır. Ön yıkama yapmayarak ve makineleri dolmadan çalıştırmayarak, duş ve diş fırçalama esnasında suyu boşa akıtmayarak, kademeli sifonlar kullanarak suyu çok daha verimli kullanabiliriz” dedi.
Türkiye su kıtlığı çeken ülke durumuna gelebilir
Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, günümüzde suyun öneminin her zamankinden daha hayati hale geldiğini belirterek, “Dünya genelinde 2,2 milyar insan içilebilir nitelikteki temiz suya erişememektedir. Kırsal kesimlerde yaşayan insanlar başta olmak üzere, her beş kişiden dördü içme suyuna ulaşamamaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden (SDG-6) ‘Temiz Su ve Sanitasyon’ hedefi herkes için temiz suya erişimin sağlanmasını amaçlamaktadır. Ülkemiz su sıkıntısı çeken ülkeler kategorisinde olmakla birlikte; artan nüfusla kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 2030 yılında bin 200 metreküp, 2040 yılında, bin 116 metreküp, 2050 yılında ise bin 069 metreküpe kadar düşmesi beklenmektedir. Bu rakamlar, ülkemizin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna gelebileceğini göstermektedir” dedi.
Su stresi ve su fakirliği ne demek?
Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Su stresi, su kaynaklarının aşırı kullanılmasıyla niceliğinin değişmesi ve oluşan kirlilikle birlikte niteliğinin değişmesine sebep olmaktadır. İklim değişikliği sonucunda artan nüfusun, önümüzdeki yıllarda su stresini önemli ölçüde artıracağı düşünülmektedir. Su fakirliği ise, yılda kişi başına düşen su miktarıyla belirlenmektedir. Yılda kişi başına düşen su miktarı en az 10 bin m3 olan ülkeler su zengini; 3 bin -10 bin m3 arasında olan ülkeler, yeterli suyu olan; bin -3 bin m3 arasında olan ülkeler su sıkıntısı çeken ve bin m3’ün altında olan ülkeler ise, su fakiri olarak belirtilmektedir” diye konuştu.
Basit önlemlerle büyük tasarruf
Günlük yaşamda alınabilecek küçük önlemlerin ciddi tasarruf sağlayabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, şöyle devam etti: “Tuvalet rezervuarlarının su depolama kapasitesi 16 litredir. 4 kişilik bir aile 16 litrelik tuvalet rezervuarı ile ayda tuvalette 7 ton su tüketmektedir. 7 litre gibi daha az su hacmi olan tuvalet rezervuarlarının kullanımı ile su tüketimini 2.5-3 tona düşürmek mümkün olabilmektedir. Tuvalet rezervuarının 16 litre olması halinde su tüketimini azaltabilmek için 1,5 litrelik plastik şişelerin doldurularak rezervuara koyulmasıyla su tüketimi yüzde 20 oranında azaltılabilmektedir. Klasik duş başlıklarından dakikada ortalama 15-20 litre su akarken, düşük akımlı tasarruflu duş başlıklarından dakikada 9-10 litre su akmaktadır. Böylece 5 dakikalık duş esnasında daha az su tüketimi sağlanabilmektedir. Düşük akımlı tasarruflu duş başlıklarında yüzde 30-40 su tasarrufu mümkün olabilmektedir. Diş fırçalama ve yüz yıkama esnasında musluğun kapatılması halinde ortalama 15-35 litre su tasarrufu sağlanmaktadır.”