AFAD, Muğla’nın Ula ilçesinde saat 23.38’de 3,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.
Yazıların kategorisi: “Türkiye”
Category Added in a WPeMatico Campaign
Mobil araç çağırma uygulaması Lyft CEO'su David Risher, şirket çalışanlarına gönderdiği e-postada maliyetleri düşürmek ve daha rekabetçi fiyatlar sağlayabilmek amacıyla çalışan sayısında "önemli ölçüde" küçülmeye gideceklerini bildirdi.
ABD Finansal İstikrar Gözetim Konseyi (FSOC) toplantısında, istikrar risklerinin daha iyi tespit edilmesi ve bunlara cevap verilebilmesi için yeni bir düzenleyici çerçeve ile banka dışı finansal kuruluşların belirlenmesini kolaylaştıracak konular ele alındı.
ABD'de imalat sanayi PMI Nisan'da beklentileri aştı. Ülkede, imalat PMI Nisan’da aylık 1,2 puan artışla 50,4'e çıkarak 6 ayın en yüksek seviyesini gördü. Hizmet sektörü verisi de aynı dönemde 1,1 puan artarak 53,7 ile 12 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan katıldığı temel atma töreninde Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden projesini duyurdu. TOKİ eliyle gerçekleştirilecek dönüşümde maliyetin yarısını devletin karşılayacağı belirtilirken sürecin nasıl işleyeceğine dair detaylar verildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziosmanpaşa Meydanı'nda, Kentsel Dönüşüm Projeleri Anahtar Teslim ve Temel Atma Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz indirimlerinin süreceğini belirterek, "Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez faiz devamlı düşecektir. Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden projesini duyuran Erdoğan dönüşüme giren evlerde maliyetin yarısını devletin karşılayacağını açıkladı.
Antalya'da Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Konyaaltı Sahili'nde kalabalık yaşandı.
Hava sıcaklığı 22 dereceydi ve nem oranı yüzde 51 olarak ölçüldü. Şehre yerli tatilcilerin yanı sıra turistler de bayramı Antalya'da geçirdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre bayramın ilk 2 günü yağış beklenmiyor ancak 23 Nisan'da yağmur yağması tahmin ediliyor.
Sahile gelenler arasında bazıları denize girerken, bazıları güneşlendi veya sahilin gölgeliğinde vakit geçirdi.
Kıyı bandında bulunan banklarda oturanlar ise yürüyüş yaparak zamanlarını geçirdi.
Hava sıcaklığı 22 dereceydi ve nem oranı yüzde 51 olarak ölçüldü. Şehre yerli tatilcilerin yanı sıra turistler de bayramı Antalya'da geçirdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre bayramın ilk 2 günü yağış beklenmiyor ancak 23 Nisan'da yağmur yağması tahmin ediliyor.
Sahile gelenler arasında bazıları denize girerken, bazıları güneşlendi veya sahilin gölgeliğinde vakit geçirdi.
Kıyı bandında bulunan banklarda oturanlar ise yürüyüş yaparak zamanlarını geçirdi.
Antalya'daki Phaselis antik kenti sınırları içerisinde gerçekleştirilen 2 halk plajı projesine karşı açılan dava sonucunda Antalya 3'üncü İdare Mahkemesi, uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabileceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, Alacasu ve Bostanlık koylarında halk plajı inşasına başladı.
'Phaselis Antik Kenti Ören Yeri ve Bütünleyici Kıyı Alanı Çevre Düzenlemesi Yapım İşi' adıyla ihale edilen proje kapsamında, Alacasu Koyu'nda beton temellerin 480 metrekarelik bir alanına izin verilmişti.
Ancak, kamuya açık alanda yapılan bu beton temelleri, kamuoyunun tepkisi nedeniyle kısmen kaldırıldı. Bostanlık Koyu'nda ise halk plajı inşa çalışmaları başlatıldı.
İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI2 farklı koydaki halk plajı projesi inşaatlarına karşı Peyzaj Mimarları Odası adına avukatlar Tuncay Koç ve Emre Altınok tarafından yürütmeyi durdurma ve projelerin iptali istemiyle dava açıldı. Davada, yapılan ihale işleminin dünyaca ünlü 1'inci derece arkeolojik sit alanı olan Phaselis antik kentine, zaten can çekişmekte olan Milli Park'ın kaynaklarına ve caretta carettaların yuvalama alanlarına zarar vereceği belirtildi.
BETONARME YAPILARAyrıca ihalede, çevresel duyarlılık, kamu yararı, ileride topluma aktarılacak ekolojik yarar ve tarihi değerlerin korunması amacının bulunmadığına dikkat çekilerek, 1'inci derece arkeolojik sit alanında yapılabilecek uygulamaların çok sınırlı olduğu, ihale ile alana beton döküleceği, oyun parkı, cankurtaran alanı restoran ve büfe alanlarının kurulacağı, bakanlığın iki ayrı koyda uygulamaya başladığı bu proje kapsamında günübirlik tesislerin, restoran, kafeterya, otopark, karşılama merkezi, cankurtaran ünitesi, duş ve tuvaletlerden oluşan çok sayıda yapının inşa edileceği, 1000 metreküpten fazla beton malzemenin de kullanılacağı projenin inşası için PVC, demir ve alüminyum gibi malzemelerin yanı sıra yoğun olarak ahşap kullanılacağı, 2863 sayılı kanunun açıkça ihlal edildiği kaydedildi.
MİLLİ PARK ALANIDava dilekçesinde, 1'inci derece arkeolojik sit sınırları içinde günübirlik alan oluşturulamayacağı, kalıcı yapı yapılamayacağı, dava konusu alanın aynı zamanda Milli Park alanı olduğu, yapılan projede ve ihalede Kıyı Kanunu'na da muhalefet edildiği, kıyılara doğal dokuyu bozucu uygulamaların yapılamayacağı ileri sürülerek iptali ile yürütmenin durdurulması istendi.
BAKANLIK AÇIKLAMA YAPMIŞTIKültür ve Turizm Bakanlığı, geçen ay konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Antalya Phaselis Antik Kenti'nin bulunduğu alan, 1'inci Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Phaselis Antik Kenti'nin tarihi ve doğal değerlerinin korunarak kontrollü ve sürdürülebilir bir şekilde sergilenebilmesi için söz konusu alanın kuzeyindeki Alacasu (Cennet) Koyu ile güneyindeki Bostanlık Koyu'nun 'PHASELİS ÖREN YERİ VE BÜTÜNLEYİCİ KIYI ALANI ÇEVRE DÜZENLEMESİ' ile bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması hedeflenerek projeler hazırlanmış ve bu projeler Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 13.10.2022 tarih ve 14634 sayılı ve 15.11.2022 tarih ve 14780 sayılı kararlarıyla uygun bulunmuştur. Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararları ile uygun bulunan projelerin uygulanması işi Bakanlığımızca ihaleye çıkılmış, SA-FA Restorasyon Sanayi İnşaat Ticaret Ltd. Şti. firması işin yapımını üstlenmiş, 14.02.2023 tarihinde sözleşme imzalanarak işin yapımına başlanmıştır. Söz konusu çalışmalar, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları doğrultusunda Bakanlığımız ile Müze ve Kazı Başkanlığı'nın denetiminde devam etmektedir. Doğaya veya tarihi eserlere herhangi bir şekilde zarar verme söz konusu değildir" denilmişti.
YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARIDavanın görüldüğü Antalya 3'üncü İdare Mahkemesi, söz konusu 2 ihaleye yönelik yapım işlerinin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabilecek nitelikte bulunması sebebiyle mahallinde keşif ve bilirkişi işlemleri yaptırıldıktan sonra bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar 2577 Sayılı Yasanın 27'nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına oybirliğiyle karar verdi.
'YAPIM İŞİ ACİLEN DURDURULMALIDIR'Mahkemenin bu kararıyla Phaselis'teki koylarda ihale ve projenin yasa dışı duruma düştüğünü dile getiren Avukat Tuncay Koç, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ilk kararına dayandığını belirterek, şunları söyledi:
“13 Ekim 2022 tarihli Koruma Bölge Kurulu kararının mevzuata aykırı olduğu görülmüştür. Bilirkişi keşfine kadar da ikinci bir yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Ancak projenin temel dayanağı ortadan kalktığı için acilen diğer dosyalarda da yürütmeyi durdurma kararı verilmesi gerekmektedir. Şu anda Phaselis'te yapılan ihale ve proje yasa dışı duruma düşmüştür. Çünkü bütün yasal süreç bu ilk Kurul Kararı ile başlamıştır. Bunun da hukuk dışı olduğu mahkeme kararıyla sabit olmuştur. Alelacele yapılan işler, süreç içinde tekrar tekrar yenilenen revize planlar, aslında bu projenin ne kadar sakat olduğunu göstermektedir. Yapım işi acilen durdurulmalıdır."
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, Alacasu ve Bostanlık koylarında halk plajı inşasına başladı.
'Phaselis Antik Kenti Ören Yeri ve Bütünleyici Kıyı Alanı Çevre Düzenlemesi Yapım İşi' adıyla ihale edilen proje kapsamında, Alacasu Koyu'nda beton temellerin 480 metrekarelik bir alanına izin verilmişti.
Ancak, kamuya açık alanda yapılan bu beton temelleri, kamuoyunun tepkisi nedeniyle kısmen kaldırıldı. Bostanlık Koyu'nda ise halk plajı inşa çalışmaları başlatıldı.
İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI2 farklı koydaki halk plajı projesi inşaatlarına karşı Peyzaj Mimarları Odası adına avukatlar Tuncay Koç ve Emre Altınok tarafından yürütmeyi durdurma ve projelerin iptali istemiyle dava açıldı. Davada, yapılan ihale işleminin dünyaca ünlü 1'inci derece arkeolojik sit alanı olan Phaselis antik kentine, zaten can çekişmekte olan Milli Park'ın kaynaklarına ve caretta carettaların yuvalama alanlarına zarar vereceği belirtildi.
BETONARME YAPILARAyrıca ihalede, çevresel duyarlılık, kamu yararı, ileride topluma aktarılacak ekolojik yarar ve tarihi değerlerin korunması amacının bulunmadığına dikkat çekilerek, 1'inci derece arkeolojik sit alanında yapılabilecek uygulamaların çok sınırlı olduğu, ihale ile alana beton döküleceği, oyun parkı, cankurtaran alanı restoran ve büfe alanlarının kurulacağı, bakanlığın iki ayrı koyda uygulamaya başladığı bu proje kapsamında günübirlik tesislerin, restoran, kafeterya, otopark, karşılama merkezi, cankurtaran ünitesi, duş ve tuvaletlerden oluşan çok sayıda yapının inşa edileceği, 1000 metreküpten fazla beton malzemenin de kullanılacağı projenin inşası için PVC, demir ve alüminyum gibi malzemelerin yanı sıra yoğun olarak ahşap kullanılacağı, 2863 sayılı kanunun açıkça ihlal edildiği kaydedildi.
MİLLİ PARK ALANIDava dilekçesinde, 1'inci derece arkeolojik sit sınırları içinde günübirlik alan oluşturulamayacağı, kalıcı yapı yapılamayacağı, dava konusu alanın aynı zamanda Milli Park alanı olduğu, yapılan projede ve ihalede Kıyı Kanunu'na da muhalefet edildiği, kıyılara doğal dokuyu bozucu uygulamaların yapılamayacağı ileri sürülerek iptali ile yürütmenin durdurulması istendi.
BAKANLIK AÇIKLAMA YAPMIŞTIKültür ve Turizm Bakanlığı, geçen ay konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Antalya Phaselis Antik Kenti'nin bulunduğu alan, 1'inci Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Phaselis Antik Kenti'nin tarihi ve doğal değerlerinin korunarak kontrollü ve sürdürülebilir bir şekilde sergilenebilmesi için söz konusu alanın kuzeyindeki Alacasu (Cennet) Koyu ile güneyindeki Bostanlık Koyu'nun 'PHASELİS ÖREN YERİ VE BÜTÜNLEYİCİ KIYI ALANI ÇEVRE DÜZENLEMESİ' ile bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması hedeflenerek projeler hazırlanmış ve bu projeler Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 13.10.2022 tarih ve 14634 sayılı ve 15.11.2022 tarih ve 14780 sayılı kararlarıyla uygun bulunmuştur. Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararları ile uygun bulunan projelerin uygulanması işi Bakanlığımızca ihaleye çıkılmış, SA-FA Restorasyon Sanayi İnşaat Ticaret Ltd. Şti. firması işin yapımını üstlenmiş, 14.02.2023 tarihinde sözleşme imzalanarak işin yapımına başlanmıştır. Söz konusu çalışmalar, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları doğrultusunda Bakanlığımız ile Müze ve Kazı Başkanlığı'nın denetiminde devam etmektedir. Doğaya veya tarihi eserlere herhangi bir şekilde zarar verme söz konusu değildir" denilmişti.
YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARIDavanın görüldüğü Antalya 3'üncü İdare Mahkemesi, söz konusu 2 ihaleye yönelik yapım işlerinin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabilecek nitelikte bulunması sebebiyle mahallinde keşif ve bilirkişi işlemleri yaptırıldıktan sonra bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar 2577 Sayılı Yasanın 27'nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına oybirliğiyle karar verdi.
'YAPIM İŞİ ACİLEN DURDURULMALIDIR'Mahkemenin bu kararıyla Phaselis'teki koylarda ihale ve projenin yasa dışı duruma düştüğünü dile getiren Avukat Tuncay Koç, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ilk kararına dayandığını belirterek, şunları söyledi:
“13 Ekim 2022 tarihli Koruma Bölge Kurulu kararının mevzuata aykırı olduğu görülmüştür. Bilirkişi keşfine kadar da ikinci bir yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Ancak projenin temel dayanağı ortadan kalktığı için acilen diğer dosyalarda da yürütmeyi durdurma kararı verilmesi gerekmektedir. Şu anda Phaselis'te yapılan ihale ve proje yasa dışı duruma düşmüştür. Çünkü bütün yasal süreç bu ilk Kurul Kararı ile başlamıştır. Bunun da hukuk dışı olduğu mahkeme kararıyla sabit olmuştur. Alelacele yapılan işler, süreç içinde tekrar tekrar yenilenen revize planlar, aslında bu projenin ne kadar sakat olduğunu göstermektedir. Yapım işi acilen durdurulmalıdır."
Antalya'da son dönemde artan konut kira fiyatları nedeniyle mağduriyet yaşayan yüzlerce kişi, Kiracılar Dayanışması Platformu'nu oluşturdu.
Platform, tarihsiz tahliye taahhüdü ile evlerinden atılanlar, kira artışı yapamadığı için ev sahibi tarafından evlerinin satılanları ve kirasına fahiş artış istendiği için davalık olanları bir araya getiriyor.
Platformun oluşmasında, 2019 yılının sonlarında ortaya çıkan pandemi ve sonrasında Rusya-Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle yaşanan göçün etkisi büyük oldu. Savaş sonrası göçle birlikte, konuta talebin artması kira ücretlerini fahiş noktalara çıkardı. Bu duruma önlem olarak kentteki bazı mahalleler yabancıların ikametine kapatıldı. Ancak yüksek kira nedeniyle ev sahipleri ile kiracılar arasında sorunlar baş göstermeye başladı.
Kira artışı yapmak isteyen bazı ev sahipleri, belirlenen yüzde 25 oranının üzerine çıkamayınca kiracıları evden çıkarmak için farklı yollara başvuruyor. Ev tutulurken imzalatılan tahliye taahhütnameleri, ev satışları, tahliye davaları gibi süreçlerin yaşanması da dikkat çekiyor.
SESLERİNİ DUYURMAYA ÇALIŞIYORLARBu süreçle birlikte yüzlerce kiracı mağduriyet yaşayarak evinden oldu. Mağdur kiracılar, sosyal medyada bir araya gelerek 'Kiracılar Dayanışma Platformu'nu oluşturdu. 4 kişi ile başlayan platform girişiminin üye sayısı 6 bine kadar ulaştı. Düzenli olarak Muratpaşa ilçesindeki Attalos Meydanı'nda bir araya gelen platform üyeleri, yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi ve seslerini duyurmak için eylem yapıyor.
'YA VER 6 BİN LİRA OTUR, BİZ SENİ BURADA BESLEYEMEYİZ'Yaşadığı süreci anlatan platform üyelerinden Burcu Özer, “1 yıllık kiracıyken ev sahibim 'Oğlumu evlendireceğim, evden çık' dedi. Bana 1 buçuk ay süre verdi. Ben de ev aradım, gerçekten çıkacaktım. Artan kiralardan ve fahiş fiyatlardan dolayı ev bulamadım. Ev bulamadıkça sürekli sıkıştırdılar, kapıma geldiler. İstenmeyen sözler, hakaretler işittim ve davalık olduk. Bir kez de 'Ya ver 6 bin lira otur, biz seni burada besleyemeyiz. Git annenin, babanın yanında yaşa' dediler. Ben evi 1500 liraya tutmuştum. O dönem için piyasadaki normal fiyatlardandı" dedi.
'MAHKEMEDEN GELEN KAĞIDI ALDILAR'1 senenin sonunda yüzde 25'lik kira artışı yaptığını söyleyen Özer, “Başta bana boş tarihli imzalatılan tahliye taahhüdüne tarih atmak istedim ancak attırılmadı. 'Bu prosedür' dendi ve artık buna imza atmadan ev verilmiyor. Bunun sonucunda tahliye taahhüdüne istedikleri tarihi atarak icra davası açmışlar. Ev aradığım sürede kapıma gelen ihbar kağıdını söküp almışlar ve ihbar süresini kaçırdım. Ancak memurlar kapıma gelip eşyalarım kapı dışına atılınca anladım" diye konuştu.
'EVİ ALAN KİŞİ İHTARNAME GÖNDERDİ'Ev sahibinin kendisinden evi boşaltmasını istediğini söyleyen Ergül Kerdige, “Oturduğum evde ev sahibi ile kira konusunda herhangi bir sıkıntımız yoktu. Ev sahibi başka bir evi olup oturduğu halde 'Ben geleceğim' diyerek çıkmamı söyledi. Ben de çıkmayacağımı belirttim. Bunun ardından 'Evi satarım' diyerek tehdit etti. Sonrasında evi satmış, alan kişi bana ihtarname göndererek evi boşaltmamı istedi" dedi.
FORMALİTE SATIŞ İDDİASIYaşanan bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini belirten Kerdige, “Evin satış fiyatına baktım 120 bin lira olarak gösterilmiş. Bu fiyata Antalya gibi yerde ev bulmak imkansız. Civarda 2-3 milyon liradan aşağı fiyata ev yok. Kağıt üzerinde, formalite yapılan bu satışla bizi mağdur ediyorlar. Kira artışı talep etmeyip direkt çıkmamı istedi. Bu duruma devletimizin el atması gerekiyor" diye konuştu.
'NE ZAMAN KAPININ ÖNÜNE KOYULACAĞIM BEKLİYORUM'Ev sahibinin kendisinden fahiş artış talep ettiğini belirten Pakize Yıldırım, “5 sene önce şu an yaşadığım eve taşındım. Bugüne kadar telefonla görüşüp kira artışı yapıyorduk. Geçen sene nisan ayında 1250 lira olan kiram için 'Bu sene yüzde 100, seneye de yüzde 200 artırıp oturacaksan otur, yoksa çık' dedi. Ben de devletin belirlediği limit olan yüzde 25 artış yapıp gönderdim. Bana direkt tahliye davası açtı. Neredeyse 1 senedir bu dava sürüyor. Bugün mü yarın mı atılırım kapının önüne bilmiyorum. Bir sitede 10 dairesi var 5'i ile aynı durumdan mahkemelik. Emlakçı bana '10 bin lira olur' dedi" diye konuştu.
'4 KİŞİYDİK 6 BİN KİŞİ OLDUK'Kendileri gibi mağdur olanların seslerini duyurmak istediklerini söyleyen platformun sözcülerinden Cengiz Kul, “Bizim derdimiz barınma. Bu sorun toplumda kanayan bir yara haline gelmiştir. Amacımız sesimizi duyurabilmek. Devlet bizim için elini vicdanına koysun. Binlerce sokağa atılan insan var. Biz sosyal medya üzerinden bir araya geldik. İlk başta 4 kişiydik şimdilerde 6 bin kişiyiz. Gün geçtikçe sayımız artıyor. Biz öncü olduk, insanlara örnek olmak istiyoruz. Yabancı göçün artık durması lazım. Durmadığı taktirde bu sorunların daha da büyüyeceğini düşünüyoruz. Biz devleti karşımıza almak değil, devlet yanımızda olsun istiyoruz" diye konuştu.
Platform, tarihsiz tahliye taahhüdü ile evlerinden atılanlar, kira artışı yapamadığı için ev sahibi tarafından evlerinin satılanları ve kirasına fahiş artış istendiği için davalık olanları bir araya getiriyor.
Platformun oluşmasında, 2019 yılının sonlarında ortaya çıkan pandemi ve sonrasında Rusya-Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle yaşanan göçün etkisi büyük oldu. Savaş sonrası göçle birlikte, konuta talebin artması kira ücretlerini fahiş noktalara çıkardı. Bu duruma önlem olarak kentteki bazı mahalleler yabancıların ikametine kapatıldı. Ancak yüksek kira nedeniyle ev sahipleri ile kiracılar arasında sorunlar baş göstermeye başladı.
Kira artışı yapmak isteyen bazı ev sahipleri, belirlenen yüzde 25 oranının üzerine çıkamayınca kiracıları evden çıkarmak için farklı yollara başvuruyor. Ev tutulurken imzalatılan tahliye taahhütnameleri, ev satışları, tahliye davaları gibi süreçlerin yaşanması da dikkat çekiyor.
SESLERİNİ DUYURMAYA ÇALIŞIYORLARBu süreçle birlikte yüzlerce kiracı mağduriyet yaşayarak evinden oldu. Mağdur kiracılar, sosyal medyada bir araya gelerek 'Kiracılar Dayanışma Platformu'nu oluşturdu. 4 kişi ile başlayan platform girişiminin üye sayısı 6 bine kadar ulaştı. Düzenli olarak Muratpaşa ilçesindeki Attalos Meydanı'nda bir araya gelen platform üyeleri, yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi ve seslerini duyurmak için eylem yapıyor.
'YA VER 6 BİN LİRA OTUR, BİZ SENİ BURADA BESLEYEMEYİZ'Yaşadığı süreci anlatan platform üyelerinden Burcu Özer, “1 yıllık kiracıyken ev sahibim 'Oğlumu evlendireceğim, evden çık' dedi. Bana 1 buçuk ay süre verdi. Ben de ev aradım, gerçekten çıkacaktım. Artan kiralardan ve fahiş fiyatlardan dolayı ev bulamadım. Ev bulamadıkça sürekli sıkıştırdılar, kapıma geldiler. İstenmeyen sözler, hakaretler işittim ve davalık olduk. Bir kez de 'Ya ver 6 bin lira otur, biz seni burada besleyemeyiz. Git annenin, babanın yanında yaşa' dediler. Ben evi 1500 liraya tutmuştum. O dönem için piyasadaki normal fiyatlardandı" dedi.
'MAHKEMEDEN GELEN KAĞIDI ALDILAR'1 senenin sonunda yüzde 25'lik kira artışı yaptığını söyleyen Özer, “Başta bana boş tarihli imzalatılan tahliye taahhüdüne tarih atmak istedim ancak attırılmadı. 'Bu prosedür' dendi ve artık buna imza atmadan ev verilmiyor. Bunun sonucunda tahliye taahhüdüne istedikleri tarihi atarak icra davası açmışlar. Ev aradığım sürede kapıma gelen ihbar kağıdını söküp almışlar ve ihbar süresini kaçırdım. Ancak memurlar kapıma gelip eşyalarım kapı dışına atılınca anladım" diye konuştu.
'EVİ ALAN KİŞİ İHTARNAME GÖNDERDİ'Ev sahibinin kendisinden evi boşaltmasını istediğini söyleyen Ergül Kerdige, “Oturduğum evde ev sahibi ile kira konusunda herhangi bir sıkıntımız yoktu. Ev sahibi başka bir evi olup oturduğu halde 'Ben geleceğim' diyerek çıkmamı söyledi. Ben de çıkmayacağımı belirttim. Bunun ardından 'Evi satarım' diyerek tehdit etti. Sonrasında evi satmış, alan kişi bana ihtarname göndererek evi boşaltmamı istedi" dedi.
FORMALİTE SATIŞ İDDİASIYaşanan bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini belirten Kerdige, “Evin satış fiyatına baktım 120 bin lira olarak gösterilmiş. Bu fiyata Antalya gibi yerde ev bulmak imkansız. Civarda 2-3 milyon liradan aşağı fiyata ev yok. Kağıt üzerinde, formalite yapılan bu satışla bizi mağdur ediyorlar. Kira artışı talep etmeyip direkt çıkmamı istedi. Bu duruma devletimizin el atması gerekiyor" diye konuştu.
'NE ZAMAN KAPININ ÖNÜNE KOYULACAĞIM BEKLİYORUM'Ev sahibinin kendisinden fahiş artış talep ettiğini belirten Pakize Yıldırım, “5 sene önce şu an yaşadığım eve taşındım. Bugüne kadar telefonla görüşüp kira artışı yapıyorduk. Geçen sene nisan ayında 1250 lira olan kiram için 'Bu sene yüzde 100, seneye de yüzde 200 artırıp oturacaksan otur, yoksa çık' dedi. Ben de devletin belirlediği limit olan yüzde 25 artış yapıp gönderdim. Bana direkt tahliye davası açtı. Neredeyse 1 senedir bu dava sürüyor. Bugün mü yarın mı atılırım kapının önüne bilmiyorum. Bir sitede 10 dairesi var 5'i ile aynı durumdan mahkemelik. Emlakçı bana '10 bin lira olur' dedi" diye konuştu.
'4 KİŞİYDİK 6 BİN KİŞİ OLDUK'Kendileri gibi mağdur olanların seslerini duyurmak istediklerini söyleyen platformun sözcülerinden Cengiz Kul, “Bizim derdimiz barınma. Bu sorun toplumda kanayan bir yara haline gelmiştir. Amacımız sesimizi duyurabilmek. Devlet bizim için elini vicdanına koysun. Binlerce sokağa atılan insan var. Biz sosyal medya üzerinden bir araya geldik. İlk başta 4 kişiydik şimdilerde 6 bin kişiyiz. Gün geçtikçe sayımız artıyor. Biz öncü olduk, insanlara örnek olmak istiyoruz. Yabancı göçün artık durması lazım. Durmadığı taktirde bu sorunların daha da büyüyeceğini düşünüyoruz. Biz devleti karşımıza almak değil, devlet yanımızda olsun istiyoruz" diye konuştu.
Antalya'da denize sıfır 5 yıldızlı otellere komşu çardaklarda dün akşam yangın çıktı.
Yangın sonrasında, 4 çardak küle dönerken, 1'i hasar gördü. Yangının nedeniyle ilgili polis ve itfaiye inceleme yaparken, çardakların sahil kenarında bulunan nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının yuvalama alanına zarar vermesi nedeniyle yıkım kararı alınmıştı.
Ancak yıkım henüz gerçekleştirilmedi ve yaklaşan yaz sezonu öncesi çardakların akıbeti belirsizliğini koruyor.
Yangın, Aksu ilçesi Kumköy sahilinde bulunan yerli halkın yaz aylarında sıklıkla kullandığı çardaklarda çıktı ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar edildi.
Yangın söndürme ekipleri yaklaşık 30 dakika boyunca çalışarak yangını kontrol altına almayı başardı. Ancak yangın sonucu, 4 çardak tamamen yanarken, 1'i de hasar gördü.
Polis ve itfaiye ekipleri yangının çıkış nedenine dair araştırmalarına devam ediyor.
Bu arada sahil kenarında bulunan deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı zarar görmesin diye yıkım kararı alınan çardakların akıbeti hala belirsizliğini koruyor. Yaklaşan yaz sezonu öncesi bölgedeki durumun nasıl olacağı merakla bekleniyor.
BAKANLIKTAN TABELA Diğer yandan Aksu'daki 1,5 kilometrelik Kumköy sahili, 2021 yılının Mart ayında Cumhurbaşkanı kararıyla 'nesli tükenme tehlikesindeki deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı' ilan edildi. Özellikle Aksu ve Serik ilçelerinde binlerce kişinin yaz tatilini geçirdiği ve sezon sonunda çöp birikintilerinin çirkin görüntü oluşturduğu Kumköy sahilindeki 700 çardağa ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca alınan yıkım kararı, belediyeye gönderildi. Aksu Belediyesi daha önce yıkım kararının uygulanacağını bölgeye asılan pankartla bildirdi ancak işlem bugüne kadar gerçekleştirilmedi. Bakanlıkça bölgeye 'Dikkat. Deniz kaplumbağası yuvalama alanı. Lütfen koruyunuz' yazılı tabela asılırken, yıkım kararı uygulanmayan ve yerleşime açık olan çardakların akıbetinin ne olacağı belirsizliğini koruyor.
BAŞKAN ŞAHİN: GÖRÜŞMELER SÜRÜYORAksu Belediye Başkanı Halil Şahin, daha önce DHA'ya yaptığı açıklamada henüz yıkımın gerçekleşemediğini belirtirken, "Yıkım kararıyla ilgili arkadaşlar Kumköy Koruma Geliştirme ve Yaşatma Derneği'yle görüşüyor. Yıkımla ilgili vatandaşın çardaklarını kendilerinin kaldırması gibi bir talebi vardı. Görüşmeler sürüyor" demişti.
Yangın sonrasında, 4 çardak küle dönerken, 1'i hasar gördü. Yangının nedeniyle ilgili polis ve itfaiye inceleme yaparken, çardakların sahil kenarında bulunan nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının yuvalama alanına zarar vermesi nedeniyle yıkım kararı alınmıştı.
Ancak yıkım henüz gerçekleştirilmedi ve yaklaşan yaz sezonu öncesi çardakların akıbeti belirsizliğini koruyor.
Yangın, Aksu ilçesi Kumköy sahilinde bulunan yerli halkın yaz aylarında sıklıkla kullandığı çardaklarda çıktı ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar edildi.
Yangın söndürme ekipleri yaklaşık 30 dakika boyunca çalışarak yangını kontrol altına almayı başardı. Ancak yangın sonucu, 4 çardak tamamen yanarken, 1'i de hasar gördü.
Polis ve itfaiye ekipleri yangının çıkış nedenine dair araştırmalarına devam ediyor.
Bu arada sahil kenarında bulunan deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı zarar görmesin diye yıkım kararı alınan çardakların akıbeti hala belirsizliğini koruyor. Yaklaşan yaz sezonu öncesi bölgedeki durumun nasıl olacağı merakla bekleniyor.
BAKANLIKTAN TABELA Diğer yandan Aksu'daki 1,5 kilometrelik Kumköy sahili, 2021 yılının Mart ayında Cumhurbaşkanı kararıyla 'nesli tükenme tehlikesindeki deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı' ilan edildi. Özellikle Aksu ve Serik ilçelerinde binlerce kişinin yaz tatilini geçirdiği ve sezon sonunda çöp birikintilerinin çirkin görüntü oluşturduğu Kumköy sahilindeki 700 çardağa ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca alınan yıkım kararı, belediyeye gönderildi. Aksu Belediyesi daha önce yıkım kararının uygulanacağını bölgeye asılan pankartla bildirdi ancak işlem bugüne kadar gerçekleştirilmedi. Bakanlıkça bölgeye 'Dikkat. Deniz kaplumbağası yuvalama alanı. Lütfen koruyunuz' yazılı tabela asılırken, yıkım kararı uygulanmayan ve yerleşime açık olan çardakların akıbetinin ne olacağı belirsizliğini koruyor.
BAŞKAN ŞAHİN: GÖRÜŞMELER SÜRÜYORAksu Belediye Başkanı Halil Şahin, daha önce DHA'ya yaptığı açıklamada henüz yıkımın gerçekleşemediğini belirtirken, "Yıkım kararıyla ilgili arkadaşlar Kumköy Koruma Geliştirme ve Yaşatma Derneği'yle görüşüyor. Yıkımla ilgili vatandaşın çardaklarını kendilerinin kaldırması gibi bir talebi vardı. Görüşmeler sürüyor" demişti.